Ermenek Güncel Gazetesi Resmi Web Sitesi -
$ DOLAR → Alış: 3,80 / Satış: 3,81
€ EURO → Alış: 4,66 / Satış: 4,68

AKP’yi eleştirmek kolay mı?

Hasan Şimşek
Hasan Şimşek
  • 25.05.2015

Aslına bakarsanız AKP’yi eleştirmek hiç de o kadar kolay değil. Çünkü eleştirilecek bir yanı kalmadı. Her alanda dökülüyor. İktidara geldiği on üç yıldan beri geldiği noktaya geri döndü. İşin sıfır noktasındayız. Siz buna başlangıcın sonu da diyebilirsiniz.  Kayıp bir on üç yıl, yok hükmünde. İnsanların hayallerinin, umutlarının çalındığı kaybolduğu bir kocaman 13 yıl.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Kazakistan dönüşü uçakta gazetecilere üç yıldır Türkiye’nin patinaj yaptığını söylemiş. Bana göre önceki yıllarda patinajdan kurtulsa bile geriye gidiş ve  dur kalk ile çoğu alanlarda gerilere gittik.  İşte örnekleri:

Cumhuriyet kurulduğundan 2002 yılına kadar Türkiye’de ortalama büyüme % 5,1 iken AKP’nini 13 yıllık tek başına  iktidar olduğu dönemde 4,80’dir. (bkz. ermenekinsesi.com. 90’lık Demirel yazısına) . Herkesin bildiği gibi AKP bu üç dönemde tek başına kahır çoğunlukla iktidar olmuş bir partidir. İstihdam yaratıp iş alanı açamamış ve ülkede işsizlik oranı % 11’lere kadar yükselmiştir. Üretime yönelik iş alanı açamadıklarından ihracat bir noktada cari açığı kapatacak düzeye ulaşamamıştır. Ekonomi ve buna bağlı dolar kırılgan bir seyir izlemektedir. Doları tutamıyorlar. Baharın kar suları gibi coştukça coşuyor.

AKP’nin devlet yönetme ve devletlerarası ilişkiler yönünden tecrübesizliği ve önyargılı hareketi Türkiye’yi içte ve dışta fena hâlde hırpalamıştır.

Muhalefetle iş birliği yapıp anayasa ve diğer yasalarda çağın gereklerine göre yeni düzenleme yapacakları yerde, kendi bildiklerini okumuşlar ve kendi anlayışlarına göre yasaları değiştirmişler, çıkardıkları 4+4+4 ile eğitim kurumlarına büyük zararlar vermişlerdir. Devam mecburiyetini kaldırmış olmaları örgün eğitimden açık öğretim lisesine geçişi hızlandırmış.

2013- 2014 eğitim öğretim yılında açık öğretim lisesinde okuyan öğrenci sayısı 1 milyon 12 bin 349 iken 2014- 2015 eğitim öğretim yılında bu sayı 1 milyon 470 bin 434’e çıktı. Liseye  giden her 100 öğrenciden 25’i açık liseye devam ediyor. Bu çocukların nerede ne yaptıkları belli değil. Açık liseye giden öğrencilerin giderek sayılarının artması eğitim öğretim açısından, çocukların geleceği açısından hayırlı bir gelişme değildir.

AKP Hükümetleri devleti yeniden yapılandıracağım demiş, yargı mensuplarını perişan etmiştir. Basın özgürlüğü üçüncü dünya ülkelerinin gerisine itilmiş, medya siyasi iktidarın kontrolüne girmiş, muhalefetin sesi engellenmiştir. Özellikle TRT iktidarın çığırtkanlığını yapar hâle gelmiş eski prestijli ve güvenli durumunu kaybetmiştir. Bağımsız kurumlar siyasi iktidarın baskısı ile irade beyan edemez ve karar alamaz duruma sokulmuştur.

Dış politikada ölçülü ve dengeli bir yol izlenmesi gerekirken, kendi kafalarındaki kalıplarla hareket ederek ülkenin ve ülke için çalışan insanların  itibarını düşürmüşlerdir. Uluslar arası büyük bir siyasetçi ve devlet adamı olan Rahmetil Denktaş’ı uzlaşmaz bir adam olarak Türk toplumuna lanse etmişler ve onu itibarsızlaştırmaya yönelik adımlar atmışlar ise de bugün Denktaş’ın yolunun ne kadar doğru olduğu meydan çıkmış ve kendileri Rum engelini aşamamışlardır. Yine  İsrail Cumhurbaşkanı’na meydan okuma one minute (van münit ), Suriye, Irak, Mısır, Libya ile olan ilişkiler eleştirilemeyecek kadar kötüdür. Sıfır sorunlu dış politika söylemleri inandırıcı olmaktan çıkmış, dört tarafta  komşuları ile sorunlu bir ülke hâline gelmişiz.

Dış ülkeler ile olan ilişkiler tamamen milli güç ile doğru orantılı olarak gelişir, milli güç unsurlarını zayıflatırsanız AB ülkelerinde kimse sizi ciddiye almaz. Bugün Türkiye’yi az da olsa görmelerindeki neden bizi pazar ekonomilerinin bir parçası olarak gördükleri içindir. Değilse hiç görmeyecekler, Haçlı ruhu ile üzerimize çökecekler, çöküyorlar da Ermeni meselesi onların oyunun bir parçası değil mi?

2002 yılında ekonomide, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda insan hayatını iyileştirecek olan her şeyde ne isek bugün de aynı noktadayız. Ülkenin durumunu çok yakın izleyen insanlar bunu net olarak görüyorlar.

 

MARMARAY Projesi yarımdır, bitmemiştir. Durum böyle iken geçen seçimlerde olmayan bir KANAL İSTANBUL, bu seçimde de Boğaz’da ÜÇ KATLI TÜNEL  projesini ortaya atmışlardır. AKP, seçmenlere hayal sata sata üç dönem iktidar olmuştur. Artık denizin bittiği yerdeyiz. Yol yatırımları yürümüyor her yerde yarım kalmış işleri görüyoruz.

Bizim Taşeli coğrafyasında seçmenin karşısına çıkıp da hesap verecek vekil kalmamıştır. Yeni adayları neler vaat edecekler merak ediliyor. Geçen seçimlerin öncesinde okulları bilgisayar laboratuvarları, akıllı tahtalarla ( Akıllı tahtalar bütün ilköğretim okullarında var.) tabletlerle donattık diyen AKP Yönetimi’nin gerçek olmayan söylemleri şimdi meydana çıkıyor. Sivil toplum örgütlerinin okullara sağladığı bilgisayar yardımları ile belgeleniyor. İlçe merkezinde öğretmen lisesi kapatılmış, YİBO kapatılma noktasına getirilmiş. Ermenek  Baraj Gölü’nde gezinti yapacak tekneler ve iskeleler beş sene önce kuruldu kurulacak, yapıldı yapılacak sözü yok hükmüne düşmüş. Anamur-Ermenek yoluna hiç dokunulmamış, Bucakkışla-Ermenek yolu yine öyle, Mut-Ermenek yolunda iyileştirme çabaları 25 km’si yapılmış tamamı 90 km daha bitirilememiş. On yıldır sözü verildiği hâlde Yörükyaylası- Serper yolu yapılıyor gerekçesi ile kapatılmış işlemez durumda, taşıtlar Konya’ya Tepebaşı-Sarıveliler istikametinden dolaşarak gidiyor.

Sonuç olarak AKP son on üç yılda boş sözlerle hayallerle, halkın özlemlerine tercüman olmuş onların şuur altı birikimlerini deşifre ederek iktidarını sürdürmüştür. Diğer yandan halkımızın inanç ve ahlaki değerleri aşındırılmış, insanların ve kurumların birbirine olan güveni kalmamıştır. Özelleştirilen TÜRK TELEKOM, GSM şirketleri, internet sağlayıcıları, elektrik dağıtım şirketleri,  tüketicilerden haksız kazanç sağlayarak onların mağdur olmasına yol açmıştır. Tüm bunların sorumlusu bu kurumları iyi denetlemeyen AKP Hükümetleridir. Artık denizin bittiği yere gelinmiştir.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. hilmi dedi ki:

    şimdi siz eleştirince kolay olmayanımı başardınız hasan bey? sadece hükümet muhalefetliğiyle değil icratlarınızı öldükten sonrada yaşamanız için eserler bırakmanızı tavsiye ediyorum.yazarlık budur.sizin siyasetle işiniz olmamalı.olmalıysa gidin meclise.sizi eleştirmek için de çok sözler var ama haddimiz değil.saddece emeklere hizmetlere saygı duyun.ya yazar olun yada siyasetci.dürüst olun.yandaş olayın.bu söylediklerinizin hepside yalan.kanmayız.haberiniz olsun.zaten benden başkada bir yorum yazan olmamış.

  2. Hasan Şimşek dedi ki:

    sevgili Hilmi Kardeşim,
    Beni bu dünyada ve öbür dünyada yaşatacak yeteri sayıda eserim var. http://www.hasasimsek.com.tr gir görürsünüz. Benim eser bırakmam ve AKP’yi eleştirmem ne haddinize , siz kimsiniz ve kimliğiniz ve eğitiminiz nedir? Bir Ak Parti fanatiğiyseniz mesele yok. Benim yazma ve düşünce özgürlüğümü kısıtlama gibi bir yetkiniz var mı sizin? Yazarların siyasetin ta içindei göbeğinde olduğunu daha anlayamayacak kadar bu konularda acemisin. Kaldı ki ben basın yayın yüksek okullarında ders verecek yetkiye /diplomaya sahibim, ya beni eleştiren siz kimsiniz? Neden kimliğinizi açıkça yazmıyorsunuz? Yine cesaretinizden dolayı sizi kutlarım. Son olarak yazdıklarımın hepsi doğru biri hariç o da sonradan Baraj Gölü’ne indirilen tekneler. Yazınızı bugün gördüm. Boyundan büyük işlere girme altında kalırsın.

    1. hilmi dedi ki:

      hasan bey sizin basın özgürlüğü dediğiniz şey taraflı özgürlük.siz yazarsınız özgürsünüz biz halk olarak neyiz.bende sizi eleştirmekte özgürüm.bunu iyi anlayın.siz eleştiriye bile tahammül edemiyorsunuz.benim kim olduğumuda söyliyeyim.fazla arama.bu memleketin çocuğuyum.ya siz?diploma sahipliliği ile bu sözler size yakışmıyor.seviyenizi çabuk belli ettiniz.soru 1.yazdığınız yazının bile takipçisi değilsiniz niye 3 ay sonra okudunuz.soru 2.ermeneğe hizmet edenlerle devletimizi yönetenlerle ne alıp veremediğiniz var?SİZE TAVSİYEM ŞU.OKURLARINIZI YANILTMAYIN.SÖZCÜ GAZETESİ YAZAR ARIYOR BAŞVURUDA BULUNABİLİRSİNİZ.SİZE ÇOK İHTİYACLARI VAR.Boyumda büyük işimde büyük.siz girmeyin altında siz kalırsınız.yine söylüyorum.taraflı olmayın .yazarlık budur.sizin eserlerim dediğiniz şeyler buysa vay halinize.

YORUM YAZ