Ermenek Güncel Gazetesi Resmi Web Sitesi -
$ DOLAR → Alış: 3,80 / Satış: 3,81
€ EURO → Alış: 4,66 / Satış: 4,68

Zeno’nun Altınları

Durmuş Ali ÖZBEK
Durmuş Ali ÖZBEK
  • 07.02.2014

Bu yazımda biraz tarih anlatımlardan yola çıkarak Antik Sbide ve Antik Su Kanalları üzerinde durup, kim tarafından yapıldığı öyküsüne değineceğim.

Vakti zamanında Tarasicodissa diye biri Zenonopolis’te (İznebol ) doğmuş. 460’lı yılların ortalarında Tarasicodissa asker olmuş. Büyük şans eseri Konstantinopolis’de imparatorluk muhafızları arasında askerlik yapmaktaymış. 460’lı yıllar ortalarında Bizans İmparatoru I. Leo ordusunun komutanları olan Germen ve Alan asıllı paralı subay ve generallere gittikçe güvensizlik duymaya başlamış. Buna başka alternatif aramaktaymış. Bu sırada ordu içinde Tarasicodissa kendini göstermeye başlamış ve komutanlık verilmiş. Tarasicodissa, 468’de imparator I. Leo’nun kızı Ariadne ile evlenmiş. Tarasicodissa adını, eski bir Yunan adı olan Zeno’ya çevirmiş ve hayatının sonuna kadar Zeno adını kullandığını tarih kaynaklarından okumaktayız.

Zeno ile Ariadne evliliğinden bir oğlanları olmuş ve ona dedenin adını Leo verilmiş. 474 te dede I. Leo ölünce onun varisi olması nedeniyle 5 yaşındaki torunu Leo’yu varis olarak tahta çıkarmışlar. Kral II. Leo adını almış. Babası Zeno ise general olarak Doğu Roma İmparatorluk ordularına büyük başarılar kazandırmaya devam ediyormuş. II. Leo, 5 yaşında olduğundan I. Leo’nun karısı Verina ve Zeno’nun karısı Ariadne’nin istekleri üzerine Zeno, 9 Şubat 474de imparator ilan edilmiş. O yıl II. Leo hastalanıp 17 Kasım’da ölmüş. Böylece Zeno 17 Kasım 474de tek imparator olarak kalmış. Fakat İmparator Zeno, Isaurialı asıllı olmasıdan dolayı barbar denilmekte Bizanslı soylular ve Bizans halkı tarafından sevilmemekteymiş. Kendisine karşı olan ordu gücünü azaltmaya kalkışması ve Isauria asıllı subayları yüksek rütbelere getirmesinden dolayı karşı taraf hoşnut değillermiş. Soylular ve ordunun Isaurialı olmayan mensupları eski imparatorun karısı (Zeno’nun kayınvalidesi) Verina tarafından hazırlanan bir komploya katılmışlar. Ocak 475 de imparator Zeno aleyhinde bir isyan çıkartmayı başarmışlar. Kaynanası Verina, Zeno’yu Konstantinopolis’i terk edip kaçmasını telkin etmiş ve bunu da Zeno’ya kabul ettirmiş. Zeno Konstantinopolis’de yaşayan bazı Isaurialılar ile birlikte devlet hazinesi boşaltarak kaçmışlar. Böylelikle Zeno’nun birinci saltanatı 2-3 ay sürmeden sona ermiş. Verina’nin erkek kardeşi olan Bizans generali Basiliscus 9 Ocak 475’de yüksek saray mensupları, memurları ve Senato tarafından Augustus Bizans İmparatoru olarak ilan edilmiş.

Bir tarihçi değilim. Ancak konunun özünün algılanması için masalımsı bir anlatımı tercih ederek asıl anekdota dikkat çekmem gerektiğini düşündüm. Zeno’n, İstanbul’dan kaçarken devletin hazinesi ile birlikte kaçtığını tarih kaynakları yazmaktadır. Bu altınların yöremizde söylendiği şekli ile 40 katır yükü veya 40 deve yükü olduğu şeklindedir. Pekala, bu altınlar nerede ve ne yapılmıştır mevzusuna gelince; “Zeno’n 20 ay kendini Isauria’da bir kalede koruyarak, asker toplayıp onları yetiştirme işine verdi ve bir Isaurialı kabile reisi olarak yaşamaya başladı.” denilen yer ise bugün Yukarı Çağlar sınırları içinde bulunan Sbide kenti için harcandığı açıklanmalıdır artık. Zeno, Dekapolis denilen on tane Taşeli kentini döneminde ihya etmiş de olabilir. Ancak kendisinin bizzat yaşadığı yer Sbide’dir. Bu kente yapılan yatırımlar her şeyi net olarak ortaya koymaktadır. Nasıl mı? Şöyle ki;

1-Taşeli yöresinde etrafı surlarla çevrili başka hiç bir şehir kalıntısı olmamasına rağmen, Sbide kentinin etrafı surlarla çevrilmiştir.

2- Taşeli yöresinde şehrin su şebekesi kurşun borularla yapılmış başka bir kalıntı daha görülmemiştir, duyulmamıştır.

3- Yine Taşeli yöresinde şehre su sağlamak için 5 km antik tünel kazılarak su sağlanan başka bir şehir yine yoktur.

4-. Bu şehirde mevcut sarayın bulunduğu yere atalarımız Sultan Tahtı adı vermiş, saray da önemli bir erk merkezinin olduğunun kanıtıdır. Saray kalıntısı sütunlar ve sütun ayakları parçalanarak yeni Yukarı Çağlar’ın yapılarında kullanılmıştır.

5- Şehrin içinde soylulara ait kaya mezarları ve aslan lahit kapakları  varken bugün birkaç tane haricinde diğerleri tahrip edildiği görülmektedir. Avam içinse surların dışında toprak mezarlık mevcuttur.

6- Şehir, Hisar Kalesi ile korunmuştur. “Zeno’n 20 ay kendini Isauria’da bir kalede koruyarak” derken kastedilen kale, şehri kuşbakışı olarak denetlemektedir.

7- Şehrin girişinde gözetleme kuleleri, giriş çıkış kapıları olan tek Taşeli antik merkezdir.

8- Şehirde hamam, fırın ve diğer önemli kalıntıların izleri,

9- Kaya kiliseleri ve yapısal kilise kalıntıları mevcuttur.

10- Bu şehrin çok önemli bir merkez olduğunu ortaya koymakta olup, hiç bir kazı çalışması yapılmamış, incelenmemiş, ancak yakın zamanda sit alanı ilan edilmiştir.

11- Zeno’nun doğduğu, ne öldüğü yeri tartışmak değil niyetim. Önemli olan müthiş bir yatırımın bu şehre yapılmış olması ve erk merkezi olduğudur.

12- 40 katır veya 40 deve yükü altına gelince; altın gelmiştir-gelmemiştir bu da önemli değil. Şu bir gerçek ki, gelen altınlar Antik Su Tüneli’nin yapımında harcandığını gelip görenler, inceleyenler kanaat getirecektir.

13. Define avcıları da boşuna yorulmasınlar. Konstantinopolis’den kaçırılan altınlar imar faaliyetlerinde harcanmıştır, gömü yapılmamıştır.

Kral Zeno’un 2.krallık dönemine kadar Sbide kentinde yaşadığı henüz kaynak kitaplarda yerini almadı. Bunların kaynak kitaplarda yer alması için Kuşcenneti’ni keşfeden yabancı gibi bir yabancının gelmesini, buranın tanıtılmasını beklemeye devam ediyoruz.

Zeno, 476 yazında Sbide kentinde hazırladığı ordusu ile Konstantinopolis üzerine yürümeye başlamış. Temmuz 477de Konstantinopolis Isaurialı Zeno’ya şehir kapılarının açmış, hiçbir direniş görmeden yeniden imparator olmuş. Onlar ermiş muradına, eee bundan bize ne, diyebilirsiniz. Haklısınız.

Taşeli’nde bir antik kent ve bir de antik su tünelleri bulunmaktadır. Bu kentin ve su tünellerinin gün yüzüne çıkarılmasının sağlanarak Ermenek’in turizmden bir nebze pay almasının sağlanması düşüncemiz. Umarım ilgili tüm birimler bunu fark ederler. Yoksa bizler 40 katır veya 40 deve yükü altını anlatmaya devam edeceğiz. Belki altın hikâyesine kanan bir yabancı, altınların peşine düşüp gelir ve kazara bu bilinmeyenlerimizi bize tanıtabilir(!)

Durmuş Ali Özbek

durmusaliozbek@hotmail.com

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ